LA CHAMBRE D'ECOUTE de Magritte
Düşünceler kabına sığmayınca....
BİLGİ TOPLUMUNA DOĞRU
ÖZLEM YÜZAK
Şafak Pavey...
Yeni yılın ilk
yazısına Şafak Pavey ile başlamak
istedim. Şırnak Uludere’de 35 köylünün katledildiği; Van’da insanların yeni
yılı çadırlarında soğuktan titreşerek; hekimlerin, akademisyenlerin
gazetecilerin hapishanedeki koğuşlarında sevdiklerinden uzak karşıladıkları saatlerde genç, ileri görüşlü, dik duruşlu üstelik engelli, üstelik
kadın bir siyasetçinin son günlerde sosyal medyada çok izlenen ve tartışılan 10
dakikalık konuşması ile..Pavey’i tanırsınız...
İsviçre’de
Cenevre Üniversitesi'nde
sanat eğitimi aldığı dönemde tekerlekli sandalyedeki bir arkadaşını trene
bindirmeye çalışırken geçirdiği bir kaza sonucu sol kol ve bacağını
kaybetmişti. Buna karşın yaşama
sevincinden, gücünden hiçbir şey yitirmedi hatta bu duruşu ile Zürih Üniversite
Hastanesi’nde tez
konusu bile oldu.
Pavey, Birleşmiş Milletler'deki
Engelli İnsan Hakları Sekreterliği görevini bırakarak 15 yıl sonra Türkiye'ye
geri döndü ve 12 Haziran 2011
seçimlerine girip CHP İstanbul
1. bölge 5. sıradan milletvekili
seçildi. Pavey 27 aralıkta TBMM’de
AB Bütçe Görüşmeleri sırasında söz alarak kürsüye çıktı. Sade yeşil ceketi ve
protez bacağı ile. Son derece sakin, kendinden emin bir ses tonuyla ve
oradakileri bir anlamda insanlık dersi vererek. Konuşmasının odak noktasına
insanı yerleştiren Pavey, “etnik
köken, mezhep rekabeti ve öğrenci
susturmasının barut fıçısına çevirdiği
bir ülkede yaşıyoruz.
Yarım yüzyıldır aynı sorunlarla boğuşan bir ülkede…
Türkiye, Birleşmiş
Milletler Kalkınma Programı Dünya İnsani
Gelişme raporunda 187
ülke arasında 92inci sırada… Okula gitme süresi dört yıl, nüfusun yarısının
sosyal güvencesi yok, çalışanların
yüzde 60’ı mesleksiz, meslekli olanları da atanmıyor. Görülüyor ki, beton
tutkusu ve banka performansı insanın gelişmesi
için yeterli olmuyor…”derken
konuşmasını
şöyle sürdürüyor:
“…ortada ters yönlere giden,
birbirini yok eden paralel bir politika izleniyor.
Devlet Karakolda Fevziye Cengiz’i dövüyorsa, İrfan Tören’in
hastane odasında Güldünya’yı
öldürmesiyle nasıl mücadele edebiliriz?
Kadına Karşı Şiddet
Sözleşmesinin ilk
imzacısı ülke olarak böbürlenirken, aynı gün Rumuz N.Ç. kararı Yargıtay tarafından onaylanıyor. Uygulanmayan insanlık
değerleri arşivine bir yenisi daha konulmuş oluyor…”
“…Öğrencinin
saçını kesmeyecek, poşusunu
tutuklamayacak, parasız eğitim
hakkı, su hakkı, barınma hakkı ya da doğa
hakkı için yaptığı
gösteriye tahammül edeceksiniz.
Vatandaşlarınız
madenlerde ve depremlerde aldırmazlıktan ölmeyecek, yağmur yağınca duble otoyollarda boğulmayacak, uçurumdaki gelir dağılımının mağdurları, yoksulluk sınırında yaşayan insan sayısı nüfusun beşte biri olmayacak. Eşcinsel vatandaşlarınız toplumun en alt katına
itilmeyecekler…”
“…Demokraside en önemli kıstas soru
sorabilme hakkıdır. Soranlar cezaevinde. O halde ben soruyorum. İçinde yaşadığımız
bir demokrasi mi? Demokrasinin illüzyonu mu?...”
Bu ülkede birşeylerin
artık değişmesini istiyorsak siyasette ve Meclis’te Pavey’ler çoğalmalı.
Türkiye’de ayırım yapmadan her mağdurun yanında koşulsuz yer alabilecek, onları
sürekli savunabilecek, yetkililerden sürekli hesap sorabilecek bir ortam ancak
çıkış yolu olabilir. Dokunulmazlık haklarını en azından bu ulvi amaçla kullansalar keşke...
KUTU
Girişimci kadınlara yeni bir fırsat
“Eğer biz toplum olarak öteki yarımızı yani kadınları iş
yaşamının içine sokamıyorsak, onların potansiyelinden yararlanmıyorsak dünyanın
ilk 10 ekonomisi içinde yer alma hedefini gerçekleştirmemiz mümkün olamaz..” Bu sözler Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut’a ait. Türkiye’de kadın
istihdamının içler acısı olduğu ortada. AB ortalaması yüzde 60’da iken bizde
yüzde 26. Kadınların kendi işlerini kurmaları önemli bir çıkış yolu. Ancak
burada da ciddi engeller ve zonluklar söz konusu. Kadın girişimciliği konusunda bugüne kadar ortak çalışmalar
yapan KAGİDER (Kadın Girişimcileri Derneği) ve Özyeğin Üniversitesi
bu mez aralarına ANGİKAD’ı da alarak yeni bir proje başlatıyor: İşini yeni
kurmuş girişimci kadınlara zorlu ilk yıllarında destek olmak üzere Avrupa
Birliği destekli "Avrupa Kadın
Girişimcileri Mentor Ağı" projesi. Avrupa Birliği desteğiyle ve
1milyon Euro bütçeyle toplam 17 ülkede uygulanacak olan proje 2 yıl süre ile
yürütülecek ve 13 başarılı KOBİ sahibi iş kadını 18 ay boyunca işini yeni
kurmuş yeni 26 kadın girişimciye mentorluk yapacak. Aslında bu sadece bir
başlangıç. KAGİDER Başkanı Gülten Türktan bu uygulamanın bir model
oluşturacağını ve ileride AB projesi olmaksızın da Anadolu’da benzer yapılanmalar oluşturacaklarını söylüyor.
Ben toplantıyı izledim ve kadınların gözlerinde o heyecanı ve azmi gördüm. Kadınlara
güveniyorum.